BROWNAE - Haplochromis brownae
21 Ocak 2008 – 22:53Viktorya çiklitleri gerek görünümleri gerekse beslenme kolaylıkları nedeniyle pek çok kiÅŸinin favorisi olmuÅŸtur.
Astatotilapia (Haplochromis) brownae piyasada bulunabilen az sayıdaki Viktorya çiklitinden birisidir.

Boyları akvaryum koÅŸullarında genellikle 10 cm’i aÅŸmaz. İri bir balık olmaması ve akvaryum tabanında alan savunmasına fazla düşkün olmaması nedeniyle 100 litrelik akvaryumlarda bile bakılır, hatta üretilir.
Erkekler kırmızı, mavi ve sarının tonlarıyla benzersiz bir görünüme sahiptir. Erkekler arası kavgalarda ve çiftleşme dönemlerinde renkler daha da parlaklaşır.
Akvaryumun hacmi çok küçük olmadıkça ölümle sonuçlanan kavgalara pek rastlanmaz. Erkeklerin girdikleri mücadele sonrasında kimin güçlü olduğu ortaya çıkar. Yenilenin renkleri hemen solar, dişi gibi gözükür.
Brownae’ler çok iÅŸtahlıdır, yem seçmezler. Bazen bu özellikleri nedeniyle hatalı beslenmeleri mümkündür. DoÄŸada genellikle sinek ve böceklerle beslenen Brownae hayvansal protein içeriÄŸi ve yaÄŸ miktarı yüksek yemlerle (balık çiftliÄŸi yemleri gibi…) beslendiÄŸinde renkleri donuklaşır, balığın vücut formu bozulur. Karides ve balık eti içeren yemler spirulina katkılı bitkisel yemlerle kombine edildiklerinde bu balıklar için idealdir.
Üretilmeleri oldukça kolaydır. 1 erkek 3-4 diÅŸiden oluÅŸan bir grup oluÅŸturmak yeterlidir. Kaliteli bitkisel yemlerin kullanımı ve su kalitesinin korunması üretimde verimi artıtır. Üreme olgunluÄŸuna çok çabuk ulaÅŸan Brownae’ler henüz 3-4 cm boydayken ağızda kuluçka yapmaya baÅŸlarlar. Kuluçka süresi su sıcaklığına göre 15- 25 gün arasında deÄŸiÅŸir. Yavruları dayanıklıdır. Hızla büyürler. 1.5-2 cm boydayken renklenmeye baÅŸlarlar. 3-4 cm boya geldiklerinde cinsiyet ayrımı rahatlıkla yapılabilmektedir. Erkeklerin karın yüzgeçleri çok küçük boylarda bile diÅŸilere oranla daha koyudur.
Viktorya Gölü’nden diÄŸer balıklarla olduÄŸu kadar Malawi Gölü’nden de bazı türlerle melez yavru yaptıkları görülmüştür. Bu tip eÅŸleÅŸmelerin önüne geçmek için üretim tankında tek türe yer vermek en iyi çözümdür.
KAYNAK:
Görkem Yararbaş